canan tan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
canan tan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2014 Salı

Kitap Yorumum# 37 PEMBE ve YUSUF - CANAN TAN


Canan Tan'ın yeni kitabı ha çıktı ha çıkacak derken Ekim ayının başında raflarda yerini aldı.
d&r 'da kitap alışverişi yaparken de annem hediye etti bu güzel kitabı bana. :)
Bir solukta, kah hüzünlenerek kah öfkelenerek ama çokça isyan ederek okudum kitabı.
Adına 'töre' denen vahşetin yaşattıklarını öyle hisli anlatmış ki Canan TAN.
Babası tarafından yok sayılan ve çocuk yaşta gelin edilen Keder'in 
hikayesini okuyorsunuz önce.
Keder gibi nice çocuk gelini düşünüp kahrediyorsunuz içinde yaşadığınız düzene.
Yazarın da değindiği gibi,
oyuncakla oynayan çocuklarımızı, babası yaşında adamlara
verirken namusundan eksilmeyen zihniyet, mevzu sevdalanmaya gelince
kara lekelere bürünüyor.
Yusuf ve Pembe diye soruyorsanız eğer, ne demeli bilmem ki?
Kaderin kaybedenleri onlar...
Birbirini çok seven abla kardeş onlar...
Hiç ayrılmak istemeyen, hatalarıyla yaşama tutunmaya çalışanlar onlar ...
Arkalarında kapı gibi duracak büyükleri olmayanlar onlar ...
Vardan çok yokları olanlar, Pembe ve Yusuf.


Öyle önemli bir konu ki Canan TAN' ın değindiği, üstüne günlerce konuşulur.
Okuduktan sonra içimde isyan ve öfke tohumlarının yeniden yeşerdiği 
nadir kitaplardan biriydi belki de.
Özellikle söylemek istediğim bir şey var ki, aslında belki de hepimize düşen 
önemli bir görev bu.
Bu kitabı herkes okumalı ama sadece okumakla kalmamalı,
herkese okutmalı ve her yerde bahsetmeli.

Kitapta özellikle içime dokunan ve duygularımı alt üst eden yerlerden bahsetmek istiyorum.
Keder memleketine hasretlik kalmaya İstanbul'a giderken babasıyla arasında 
geçen konuşma, bir kız çocuğu olarak yüreğimi burktu.
 ( Keder'in babasından nefret etsem de)
Koca müsveddesi İsmail'in Keder'i, çocuğunun, cariyesi, hizmetçisi ve kölesi ilan etmesi 
ve  Keder'in canından kanından evladının, anası olmaya 
dahi layık görülmemesi.
Güzel, bahtsız Pembe'nin kaderine razı olup, kıyamadığı biricik kardeşi Yusuf'una verilen
 görevi kendi elleriyle görmesi.
 Daha ne anlatayım, ne yazayım bilmiyorum.
Ne Keder'ler olsun dünyada, ne de Pembe ve Yusuf'lar.

Pembe ve Yusuf - Cana TAN
Doğan Kitap - 1.baskı Ekim 2014
295 sayfa




28 Eylül 2014 Pazar

Kitap Yorumum# 23 HASRET - CANAN TAN


Dün gece bitirdim kitabı. Ama sabah yorum için kitabı elime aldığımda hala etkisindeydim.
Canan TAN, mübadele dönemini sıcacık kalemiyle anlatmış kitapta.
Keskin de yaşayan Türk ve Rumlar, müslüman ve gayrimüslümler .
 Birbirlerinin bayramını kutlar, sofralarına davet ederken, birbirlerinden kız alıp vermeyen hatta 
doğan çocuklara rağmen kabul edilmeyen ilişkiler.
 Ardından gelen mübadele dönemi ve dağılan hayatlar.
Aşık olduğu kadından ve çocuğundan ayrılırken hiçbir şey yapmayan/yapamayan bir adam, 
topraklarından koparılıp başka topraklara vatanım demesi için gönderilen bir aile,
 bir kadın, bir çocuk ve sevdiği adamdan ayrılmanın yaşattığı hayal kırıklıkları, kalp ağrıları..
Peki insan hayatta kaç defa aşık olabilir? 
Mümkün müdür gidenini yerini doldurmak? Mümkün müdür gidenin kokusunu başka tenler de bulmak? 
Mümkün müdür teselliyi bulabilmek ?
Peki ya akıp giden zamana ne kadar direnir insan? Ne kadar yaşayabilir sevdiklerinin hayaliyle? 
Daha kaç gece onların hayali ısıtabilir soğumuş yüreklerini? 
Ahh... Çok hüzünlü, çok derinden ve bir o kadar gerçek olan bir hikaye. Daha fazla söze gerek yok aslında. Mutlaka okuyun, ısrarla tavsiyemdir.

Hasret- Canan TAN 
Doğan Kitap - 1.baskı Mart 2013
sayfa sayısı - 350 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...