Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2015 Salı

Kelebek - Henri Charriere / yorum


Kitap Adı : Kelebek 
Özgün adı : Papillon
Yazar: Henri Charriere
Yayınevi : E yayınları 
Sayfa sayısı : 565


Henüz okumadığım  kitap çok elbette, bunca kitabı okumak tek ömre sığmaz belki. Bilmediğim,  duymadığım kitapsa okumadığıma nazaran daha azdır. Tek tek incelerim kitapları,  kitapçılarda,  internet sitelerinde. Daha önce duymadığım bir kitaptan bahsedilince kötü hissederim kendimi, 'sende kendine kitapkolik mi diyorsun' diye kızarım bile sanki her kitabı duymak zorundaymışım gibi.  İşte Kelebek kitabı da bunlardan biri. Çevremde okumayan,  bilmeyen yokmuş neredeyse, filmi de varmış üstelik. Ben kuma mı gömmüşüm başımı da duymamışım,  görmemişim bilemedim.  Aslında bakarsanız hala haberdar olmayabilirdim kitaptan zira bu cehaletimi bilen canlarım  hediye ettiler doğum günümde.  En yakın zamanda filmini izlemeyi de görev edindim kendime. 
Kitaba gelirsek şayet nereden başlayayım,  nasıl anlatayım..Haksız yere cinayet suçlamasıyla kürek cezasına çarptırılan Kelebek ' in, bir an dinmeyen kurtuluş umudundan mı? Onun bu azmini gören gerek mahkumların gerekse sivil haklın yardım için delice uğraşlarından mı?  Bugün insan hakları diyerek sesi en yüksek çıkan ülkelerin nereden nereye geldiklerinden mi? 
Umutlu sanıyoruz kendimizi,  her şeyle, herkesle mücadele edecek gücümüz var sanıyoruz ya o iş pek öyle değilmiş aslında, ben de okuyunca anladım. Umut,  mücadele, hayallerin gerçekleşeceğine olan inanç -üstelik defalarca kaybetmişken- tam da böyle bir şey. 
Yaşadıklarını anlatan Henri Charriere 'nin bu kitabını muhakkak okuyun. 

                   Mutlu ve umutlu olmayı bilmek gerek..

13 Ağustos 2015 Perşembe

Aşık ve Kıskanç - Nagehan Karaman / yorum

Kitap Adı :Aşık ve Kıskanç 
Yazar : Nagehan Karaman 
Yayınevi : Destek Yayınları 
Basım yılı : Mart 2015
Sayfa sayısı : 224
Etiket Fiyatı : 17 tl



Kadının, aşkla ve kendiyle imtihanının esprili ve cüretkâr anlatımı var kitabımızda. Seviyorum  arada bu tarz kitapları okumayı. Öyle edebi değeri yok fakat kitaba ayırdığınız vakti eğlenceli geçirebileceğiniz ve bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap. Daha çok kadınlar beğenecektir bu kitabı zira mevzu gönül işleri olduğunda saşırılacak ölçüde benzer tavırlar sergiliyoruz değil mi?  😁 Tam yaz aylarına uygun, kafanızı dağıtacak, hafif ve eğlenceli bir kitap. Okuyabilirsiniz. 

11 Ağustos 2015 Salı

Konstantiniyye Oteli - Zülfü Livaneli / yorum


  Annemle aramızdaki 'al gülüm ver gülüm' misali hediye seremonilerinden bir demet daha 😁 bu kitap, Livaneli sevdalısı olan anneme benim hediyem elbette.
 kitap okuma sevdamı çocuk yaşımda edinsem de o yaşlarda kitap hediyeleri çok demode gelirdi bana, aslında belkide bir çok çocuğa. Gelen kitap hediyeleri,  gerçekte alınmak istenmeyen yahut değer verilmeden alınan hediyelerdi benim için. Çocuk aklı işte,  oyuncak bebeklerden daha güzel hediye olamazdı ki!  Oysa şimdi aldığım her hediye kitap bana verilen değer, benim için ayrılan kıymetli bir vakit gibi gelir. Çocuklar gibi sevinmek deyimi var ya işte tam da o duyguyu yaşarım ve annemle sık sık yaşatırız bu duyguyu birbirimize.
 Kitaba gelelim değil mi artık?  Okudukça sizi içine çeken kitaplar vardır ya hani bu kitap da onlardan biri.  Bir yılbaşı davetinde, içinde yaşadığımız toplumun hayatlarını,  kültürlerini, davranışlarını ele alan bir nevi toplum analizinin yapıldığı başarılı bir hikâye. Livaneli'nin kimi zaman yumuşacık, kimi zaman iğneli kalemiyle ele aldığı Konstantiniyye Oteli'ni çok sevdim. Size de tavsiye ederim mutlaka, beğeneceğinizi umuyorum. 

29 Temmuz 2015 Çarşamba

O.Ç - Buket Konur (yorum)


 Haftasonu düğün daveti için şehir dışındaydım. Söz konusu düğün gibi kalabalık bir davetse ve araba kadın yolcu ağırlıklıysa dedikodunun beli kırılır elbet :) Dolayısıyla yolculuk esnasında kitap okuyamadım. Yanımda taşıdığım kitabımı kaldığım sayfada geri getirmiş oldum. Dönüşte inanılmaz yorgundum ( söylemesi ayıp pek güzel oynadık ), hem düğünün, hem yolculuğun, hem de ve sanırım en çok da sıcağın yorgunluğu vardı üzerimde. Uzun lafın kısası 150 sayfalık kitap beş gün süründü elimde. 
 Kitabın adını ilk duyduğumda ilgimi çekmişti. Adından belli, atarlı bir kitap. Esasında bu tarz isyan, itiraz, serzeniş barındıran kitapları severim ama ne yalan söyleyeyim bu kitap beni pek açmadı. İkili ilişkilerin ele alındığı roman kategorisinde bir kitap ama roman da değil aslında. Şiirsel bir anlatım oluşturulmak istenmiş ama oluşturulamamış sanki. Açıkçası beklentimi karşılamadı. 

Mutlu kalın ...

O.Ç - Buket Konur
Minval Yayınları - şubat 2014 (1.baskı)
151 sayfa

24 Temmuz 2015 Cuma

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku - İlhami Algör (Yorum 83)


   Kitabı okuduktan sonra sık yapmadığım bir şey yapıp yorumları inceledim. Garip şekilde okuyanlar ya çok beğenmiş ya da çok sıkıcı bulmuş, yani arada kalan, 'eh işte' diyen bir okura rastlamadım. Bu yorumlarda filminin de etkisi olduğunu eklemem gerekir elbet. 
  Kitap, ayrılık halinin adam dilinden anlatılması bir bakıma. Sevgili, Müzeyyen'le ayrılmış bir adam ancak kafa, beden hala Müzeyyen. Farklı bir anlatım tarzı olduğunu söyleyebilirim yazarın,günümüz edebiyat tarzının hayli uzağında. Yazarın tarzı hoşuma gitti lakin kitabın başlangıcı ve bitişi bir enteresan , bir havada kalmışlık hali var sanki. Sanki neden yazıldığı belli değil gibi, bilemedim ne söyleyeyim. Resimdeki kedi misali boynum bükük bakıyorum kitaba ve 'yazar bu kitapla ne yapmak istemiş' diye soruyorum kendime. 
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku - İlhami Algör
İletişim Yayınları - 9.baskı 2015 (1.baskı 2014)

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Kişisel Direniş Kitabı - Enver Aysever (Yorum 82)

    Sıcaktan mıdır bilinmez, bir rehavet, bir miskinlik, bir tembellik üzerimde sormayın gitsin. Elime kitap alamıyordum kaç zamandır. Bayramda annem ve babam bizdeydi, dün döndüler. Baktım annem gaz pedalını köklemiş okuyor da okuyor. Ben koca ay elime kitap alamadım lakin hanımefendide bir hız bir hız ... Kıskandım valla yalan yok :) 
   Dün onlar gittikten sonra bir sıkıntı çöktü dört duvar arasında. 'kitaplarımla yeniden buluşma vaktidir' dedim kendime ve yeni aldığım Enver Aysever'in Kişisel Direniş Kitabı'nı aldım elime. Hepimizin, çoğu kez sebebini bilmeden sevdiği isimler vardır ya, Enver Aysever onlardan biridir benim için. Ben yazar kimliğiyle baya geç tanıştım esasen. Televizyon programlarını takip edenlerdendim, sonradan öğrendim yazar olduğunu. Doğrusu üzüldüm daha evvel tanışmadığıma. 
 Akşamüzeri başladım okumaya ve bitirene kadar bırakamadım. Bazı kitaplar vardır. Yazarları başarılıdır zaten, geniş kitleleri vardır onları seven. Ama bir kitap yazar ve o kitapla sizin yazarınız olur. Bu kitap da biraz öyle oldu benim için. Deneme türüne hep biraz mesafeli oldum, nedensiz. Bu durumu yıktığı için ayrı sevdim kitabı. İçeriğine gelirsek, bir çok konuya değinmiş yazar, güncel, siyasi, edebiyat vs. Kimi zaman gözlerim doldu okurken, güldüm de bir ara. 'hay ağzına sağlık' dediğim de oldu 'bu olmamış be Enver' dediğimde(yazar kırk yıllık arkadaşım olmaz yanlış anlaşılmasın lakin bazı yazarları dostum kabul ederim ben, samimiyetim ondandır)
   Kitabı bitirip sayfaları şöyle bir karıştırırken, pek çok cümlenin altını çizdiğimi fark ettim. Paylaşmak isterim bir kaçını;
        * ...Üslup kişiliktir, eğer kendini bulamıyorsa kişi, uzman olur, ünlü olur, zengin olur, yönetici olur, tacir olur, ama bir türlü 'kimse' olamaz.
        *... Sormak, tanışma cesaretidir. Kimi zaman bir insanla, bazen hakikatle ...
       *... tüm kitaplar okumak için değildir,bazısı dokunmak, sevmek içindir mesela. Kimi bakmak içindir uzaktan. Ara sıra buluşmak için ortaya çıkanı vardır. Bir de hep erteleneni... Zamanı gelmez. Sen gidersin buluşmaya, o gelmez.
   
   Okuyun bu kitabı, ısrarla tavsiye ediyorum.

Kişisel Direniş Kitabı - Enver Aysever
Doğan kitap - Mayıs 2015
264 sayfa

21 Haziran 2015 Pazar

Aylardan Aşk - Meral Kır (Yorum 81)


Sosyal medyada reklamını sıkça görüp merak ettiğim bir kitaptı.  O kadar sık ve çok reklam yapıldı ki üzerine, bir kitap sever olarak merak ettim haliyle. Üzerine yapılan yorumların ekseriyetle pozitif olması da merakım üzerinde etkili oldu. 
Bundan sonra yazacaklarım pek iç açıcı değil peşinen söyleyeyim.  Yazarın ilk kitabı Aylardan Aşk ve elbette ilk kitap için şaheser bekliyor değilim.  Ancak bitirecek kadar da sabırlı değildim doğrusu.  Bu kitabı kim ve neden beğendi tek fikrim yok ancak benim için çöpten farksız. Daha önce bu denli keskin yorumlar yapmiyordum ortada bir emek var diye.  Ancak benim açımdan da emek var. Kıymet verip satın alıyorsam hele ki vaktimi ayırıyorsam karşılığını bekliyorum tabiki. Ne anlatıldığı belli olmayan,  sıkıcı, okuyucuya hiç bir şey katmayan , hadi bir şey katmadı bari eğlenceli vakit geçirtsin ondan da eser yok.  
Şişirme reklam yapıp, içerikte yoksun,  ikinci sınıf pembe dizilerden dahi kötü kitapları satıp okuyucunun vaktine ve  nakitine göz diken üstelik bunu yaparken yazar adayı olma yoluna bile girmemiş insanların hayalleriyle oynayan yayınevlerine de söyleyecek bir çift sözüm var elbet. Umarım ömrünüz çok kısa olur!
Ayrıca bu kitabı okumuş bir dostum da kitapla ilgili düşüncelerini fotoğraflayıp göndermiş,  bunu da paylaşmak istedim.

19 Mayıs 2015 Salı

Gümüş Yıldönümü - Maeve Binchy (Yorum 80 )


Gümüş yıldönümünü kutlayacak bir çiftin, çocukları ve düğün merasimlerinde bulunan insanların birbirinden farklı hikayeleri anlatılıyor kitapta. Yazarın okuduğum tüm kitaplarında olduğu gibi karakterleri hikayenin geneline yaymaktansa ayrı bölümler halinde yer verme tutumu bu kitapta da mevcut.
Yalnız buradan doğan kitaba seslenmek istiyorum,  bu yazarın kitaplarını özelikle mi böyle küçücük yazılarla yayınlıyorsunuz?  Yoksa kitap normal boyutlardan biraz daha uzun olduğundan mı bana öyle geliyor acaba ? 
Gümüş Yıldönümü - Maeve Binchy 
Doğan kitap - 18 basım Ağustos 2008
Çeviri - Bilge Erkut 
237 sayfa

12 Mayıs 2015 Salı

Cellat - Cihan Erdem (Yorum 79 )



Tarih ve bilimkurgu 'yu sevdiğimi bilen bir dostumun tavsiyesi üzerine, indirime de rast gelince alıverdim kitabı. Beğenip beğenmeme konusunda karar veremediğim ender kitaplardan biri oldu. Sanıyorum 120 sayfa kadar tarih okudum sonrasında bilim kurgu kısmı geldi.  Ancak bana göre bölümler arasında çok keskin bir geçiş vardı ve ben bu geçişi sevmedim. Üstelik iki bölüm arasında o kadar az bağlantı vardı ki, 120 sayfayı gereksiz yere okumuşum diye düşünmeden edemedim. 
Bir de belirli bir dönemden bahsedilirken o döneme ait olmayan kelimelerin kullanılması yanlış geliyor bana. HZ.Muhammed döneminde anarşist insanlardan bahsetmek doğru olmamış. Belki günümüz kelimeleriyle geçmiş tarif edilmek istemiş olabilir lakin yine de okurken 'ne alaka,  o dönemde bu kelime mi varmış ' diyorsam eğer bu beni rahatsız etmiştir. 
Biraz Geleceğe Yolculuk biraz da Matrix filmini anımsadım zaman zaman. 
Genel olarak olumsuz eleştiriler getirsem de kitap için yazarın akıcı kalemini sevdiğimi söyleyebilirim. 
Son olarak arka kapağın iç kısmında kullanılan fotoğrafa gerçekten bir anlam veremedim. O fotoğrafla yazarı tanımamızı mı bekliyorlar acaba? Gerçekten ilginç!!
Cellat - Cihan Erdem 
Ephesus yayınları -2014
286 sayfa 

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Tezer Özlü - Çocukluğun Soğuk Geceleri (Yorum 78)


Okumak istediğim yazarlar listesindeydi Tezer Özlü, nihayet vakti geldi. Çocukluğun Soğuk Geceleri yazarın ilk romanı.  Yaşadığı ruhsal bunalımları sade bir dille anlatmış.  Hem sade hem de cesur bir dille aslında. Yaşamın yargıladığı yanlarını kaleme almış. Incecik ,sadece 65 sayfalık bir kitapta yitip gitmenin hissini de geçiriyor okura.
Bazı duyguları anlatmak için gereksiz sözcük kullanmaya gerek olmadığını hatırlatan cinsten,  tavsiyemdir ...
Çocuklugumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü 
Yky - 25 baskı Mart 2015
65 sayfa

28 Nisan 2015 Salı

Handan - Ayşe Kulin ( Yorum 77 )


Ayşe Kulin'i çok seven anneme 2014 Tüyap'ta imzalatıp hediye etmek istemiştim bu kitabı ama inanılmaz bir sıra vardı ve gözüm o sıraya girmeyi yememişti doğrusu :) ben başka bir kitap imzalattım anneme ve bu kitabı almak da ona düştü :) 
Neyse, böyle bir anısı vardı anlatmak istedim. 
Çıktığından beri çok merak ediyordum bu kitabı. 
Halide Edip'in Handan'ından da bahsettiğini duymuştum, sanırım bundan merakım daha çok artmıştı. 
Kitabı okumaya başladığımda yepyeni bir hikayeye 
başladığımı sandım ki aslında ilk elli sayfada bunu hissetmek çok normal. Sayfalar ilerledikçe tanıdık isimler çalındı kulağıma. Dedim yazar bu isimlere takıntılı heralde. 
Kitaba adını veren kadının da ismini düşününce 'noluyor burada' demedim değil :) 
Kızımız Handan meğer Gizli Anların Yolcusu 'ndaki Handan'mış.
Açık söyleyeyim bunu ilk fark ettiğimde hayal kırıklığına uğradım. Aynı hikayeyi dördüncü bir kitapta okumayı istemedim çünkü. Ayşe Kulin'in 'bu hikayeyle var bir alıp veremediği' diye bile düşündüm. 
Fakat sayfalarda ilerledikçe düşüncelerim dağılıverdi. 
Başlarda Handan'ın hikayesi okuyorsunuz, hayat mücadelesini, hayal kırıklıklarını, almak zorunda kaldığı sorumluluklarını. Yaşadıklarını Halide Edip'in Handan'ıyla  paylaşırken hem kendisiyle yüzleşiyor hem de Handan'lar arasındaki aynılıkları ve farklılıkları çıkarıyor ortaya. Hikaye daha sonra hepimizin bildiği Gezi olaylarını anlatıyor. 
Ayşe Kulin Gezi olayları olmasaydı bu kitabı yazar mıydı bilmiyorum, ama bir ara hayal kırıklığı yaşadığım bu kitabı okuduğum için çok mutlu oldum diyebilirim. 
Çünkü bir yazarın parçası olduğu toplumun yaşadıklarını kaleme almasını çok ama çok anlamlı buluyorum. 
Güzel bir kitaptı, mutlaka okuyun diyorum. 
Bu arada, kapak görseline bayıldığımı da söylemeden geçmeyeyim.
Handan - Ayşe Kulin
Everest Yayınları - Ekim 2014
271 sayfa

28 Mart 2015 Cumartesi

Dönüş - Ayşe Kulin (Yorum 73)

Gizli Anların Yolcusu ile başlayan serinin üçüncü kitabı Dönüş. Yaşanan olaylar ilk iki kitapta başka karakterlerin gözünden anlatılmıştı, bu kitapta da Derya'nın 
gözünden anlatılmış.Serinin en sevdiğim kitabı oldu. Derya'nın tüm hikayeyi öğrenmesi ve babasıyla yüzleşmesi oldukça dokunaklı anlatılmış. Yazarın tartışılan güncel olaylara ve doğa temasına değinmesi de ayrıca hoşuma gitti. Seriyi okuyanlar bu kitabı da mutlaka okumalılar bana kalırsa.
Gizli Anların Yolcusu - Ayşe Kulin 
Remzi Kitabevi - Mayıs 2013
295 sayfa

25 Mart 2015 Çarşamba

İntiharda Polis - Ali Bayram (Yorum 72)




Kitap; çalışma koşulları, özlük hakları ve buna bağlı olarak yaşanan psikolojik 
sebeplerle, intihar eden polislerin durumuna dikkat 
çekmek için yaşamına son veren, polis Erol Benzer'in anısına yazılmış ve 
kitabın geliri de ailesine bırakılmış.

Kitabın yazılış amacından da anlaşılacağı üzere, 
polisleri ölümün kıyısına getiren sebeplerden ve bazen tek başına,
 kimi zamansa kendiyle birlikte tüm ailesini öldürenlerden bahsedilmiş. 
 Konusu itibariyle kasvetli, üzücü bir kitap olsa da 
her mesleğin kendince zorlukları, sıkıntıları var ve 
bunların dile getiriliyor olmasını önemli buluyorum. 
Not: soğan, domates,biber ve yumurta ile yapılan o yemeğin adı melemen 
değil menemen'dir. 
İntiharda Polis - Ali Bayram 
Deva Yayıncılık 
133 sayfa
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...