14 Ekim 2014 Salı

Kitap Yorumum# 33 MART MENEKŞELERİ - SARAH JIO


Bir süredir kitaplığımda sırasının gelmesini bekliyordu. İki gün önce ne okusam diye kitaplarımı inceliyordum. 
Her zaman düzgün olan kitaplarımın arasından birisi vardı ki öne çıkmış, herkesten önce okunmak istiyordu... Evet Mart Menekşeleri... Peki dedim ben de madem bu kadar isteklisin ...
Böğürtlen Kışı yorumum okuyanlar hatırlayacaktır, güzel ama çok çok etkileyici bir roman değildi.
 En azından ip uçlarını fazlaca meydandaydı diyelim.
Ama Mart Menekşeleri daha ilk sayfalarda beni kendisine esir etti desem hiç abartmamış olurum.
 Kafamda sürekli olarak 'hımm peki bu neden böyle o zaman, ya bu kim, bunun şununla kesin bağlantısı var, ama burada kaçırdığım ne ' diye ardı arkası kesilmeyen sorular sordum kendime. 
Sürekli bir olayı çözme hali içinde okudum. Aslında bu durum biraz yordu da diyebilirim:)
Geçmişte yaşanan trajik bir aşk, telafisi olmayan bir hata ve etkisi altında ki insanlar ve hatta kuşaklar ...
Kitabın ana karakteri Emily Wilson eşi tarafından aldatılmış bir yazar. 
Yaşadıklarını unutmak ve bir süredir yazamıyor olmasından dolayı kendini yenilemek için yengesinin yanına Bainbridge Adası' na gidiyor. 
Ve daha adaya ayak bastığı an da etrafında yaşanan gariplikleri fark ediyor. 
Ama her şey baş ucundaki çekmece de bulduğu günlükle başlıyor. 
Günlükte adaya ve tanıdığı insanlara ait, toza bulanmış, gün ışığına çıkmayı bekleyen 
büyük bir sır bekliyor Emily'i...
Bu sırrı çözebilecek mi? Peki ya devam eden kendi yaşamı ne olacak?
Elimden bırakamadım ve bitmesini hiç istemedim.
Daha fazla beklemeyin, hemen alın ve okuyun ... 
Yıldızlı pekiyiyi hak eden bir kitap. Kesinlikle tavsiyemdir.

Bu arada Arkadya yayınlarının kalitesine de değinmeden geçmek istemedim. 
Hele o ayraçları bayılıyorum.

Mart menekşeleri - Sarah JIO

Arkadya Yayınları- 4.baskı ocak 2014 (1.baskı ekim 2012)
Çeviren - Nihan GİRAY
336 sayfa
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...